Sehitlerimiz

EDİTORYAL

Kemal Bey resim 2021

Sektörümüz Hizmet Verdiği Alanlarda Yükselişe Geçti

Pandemide aşılamanın genişlemesiyle birlikte ekonomimiz de daha iyimser bir tablo sunmaya başladı. Başta ihracat ve üretim olmak üzere tüm ticari faaliyetlerimizde hissedilir ölçüde bir iyileşme yaşanıyor. Sektöre kazandırılan reformlar, geliştirilen yeni uygulama ve düzenlemeler ile sunulan desteklerin etkisiyle sektörümüz de hizmet verdiği alanlardaki yükselişini sürdürüyor.

Win&ARTProje ve ALU&Art Dergileri olarak yeni sayımızda, Türkiye’nin bundan 20 yıl önce başlattığı Milli Teknoloji Hamlesi’nin temsilcilerinden biri olan savunma ve havacılık sanayisinde yüksek teknolojinin hâkimiyetini, yerli ve milli üretime geçişin kazanımlarını sayfalarımıza taşıdık. Savunma ve havacılık sektörünün gelişimine yön veren Türkiye’nin en büyük sanayi kümelenmesi olan SAHA İstanbul’un başarı hikayesinin çok önemli kilometre taşlarına projeksiyon tuttuk. Geliştirdiği yüksek teknolojiler ve yürüttüğü faaliyetlerle Türkiye’nin dünya ülkeleri arasında önemli bir konuma yükselmesini sağlayan savunma ve havacılık sektörlerinde 2020 yılında yaşananları, 2021’de sektörü bekleyen gelişmeleri masaya yatırdık. Ezber bozan değişimleri ortaya koyduk.

Oldukça başarılı bir tablo sunan sektörel araştırma ve raporlar ekseninde ihracat ve üretim faaliyetlerinde ulaşılan son noktayı vurguladık. İMSAD, İKMİB, İDDMİB gibi dernek ve birliklerimizin açıkladığı raporlar ışığında sektörümüzün dinamiklerini yakından takip ettik. Pandemi nedeniyle kısıtlamaların ağırlaştığı bir dönemde elde ettiğimiz üstün başarıların yanına virgül koyduk. Yılın ikinci dönemi için yeşeren umutlarımızla bu başarıların giderek artacağına gönülden inanıyoruz. 

Öte yandan yılın ikinci çeyreğine hızlı bir giriş yapan firmalarımızın yakın ve uzun vadedeki hedeflerini, geliştirdikleri yüksek teknoloji eseri olan ürünlerini, Ar-GE ve inovasyon ile ihracat faaliyetlerini sizlerle buluşturduk. Firmalarımızın kendilerini tanıtma imkânı bulduğu haberlerimizle sektörümüzün tüm alanlarının nabzını tuttuk. Sektörümüzün geleceğine ilişkin öngörü ve beklentilerini sizlere ulaştırmak için bir elçi görevi üstlendik.

Yılın ikinci yarısında, aşılamanın ve alınan tedbirlerin etkisiyle pandeminin etkilerinin azaldığı, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla ticari faaliyetlerin yeni bir boyut kazandığı, fark yaratan başarı hikayelerinin çizildiği bir dönem bizi bekliyor. Bir sonraki sayımızda bu beklentimizi yansıtan gelişmeleri içeren haberlerimizi sizlerle buluşturmak için sabırsızlanıyoruz.

Bu vesile ile geçmiş Ramazan Bayramınızı kutluyor, bayramın sevdiklerinizle birlikte sağlık ve mutluluk dolu günleri hayatınıza kazandırmasını diliyoruz.

imza


E - DERGİLER

alu67kpk           yd48kpk

 

Şirket Birleşmeleri ve Fonlarla Ortaklık

Türkiye’deki piyasalara girmek isteyen büyük gruplar, işe aile şirketi olarak başlayıp büyüyen işletmeler ile stratejik veya finansal ortaklıklar kuruyor. Peki, bu ortaklık modellerinden hangisi ne tür avantajlar sağlıyor?

 

 

Gelişen, özellikle de iç piyasası canlı olan ekonomiler, uluslararası fonların ilgisini çekiyor. Türkiye’de birçok aile işletmesi belirli bir büyümeye ulaştıktan sonra ülkemizde iç piyasaya girmek isteyen büyük grupların ilgisini cezp ediyor. Söz konusu gruplar stratejik ortak olabilecekleri gibi finansal ortak olarak da satın almaya gidebiliyor. Öncelikle stratejik ortaklık veya finansal ortaklık arasında bir karar veriliyor. 

Stratejik ortaklık; aynı sektörde faaliyet gösteren işletmesini ve markasını daha da büyütmek isteyen ve uzun dönemli ortaklık amacıyla pazar payını daha da arttırarak, know-how paylaşımı yapabilecek, sinerji yaratacak ortaklıklardır. Finansal ortaklık ise ortak olunacak şirketin faaliyet gösterdiği sektörle alakalı olmadan, sadece finansal destek sağlayarak kurulan ortaklıklar yapısıdır. İki ortaklık arasındaki başlıca fark, finansal ortaklıkta kısa dönemde kârlılık hesaba katılarak ortaklığın başladığı andan itibaren exit yani diğer bir deyişle çıkış planlarının hazırlanmasıdır. Finansal ortaklık mali kazanç üzerine odaklanır ve kârlılığı yakaladığı anda hisselerin satışını hedefler. Oysa stratejik ortaklıklar çok uzun yıllar sürebileceği gibi bu yapıda süreklilik esastır. Finansal fonların ortaklıkta kalış süreleri ortalama 3-5 yıl olarak hesaplanır. 

Ortaklığın ne şekilde kurulabileceğine karar verildikten sonra muhtemel adaylarla görüşmeler başlar. Genelde bu noktada danışmanlık şirketleri veya danışman devreye girer ve uygulamada olduğu gibi çoğunlukla danışman kişi ve kuruluşların tavsiyeleri doğrultusunda adımlar atılmaya başlanır. 

Fonlar dediğimiz özel sermaye şirketleri (PE) özellikle şirketin kârlılığına odaklanırlar, çünkü amaç kısa sürede en büyük getiriyi elde etmektir, burada EBİTDA (FAVOK) dediğimiz faiz amortisman ve vergi öncesi kârlılığın hızlı büyütülmesi hedefleniyor. İşletmeniz ve markanız her ne kadar kuvvetli ve büyük olsa da finansal alıcı değer belirlerken, öncelikle EBİTDA marjı ve tutarı üzerinden değer belirlenir. Değer üzerinde konuşulabilir bir orana gelindiğinde en önemli konu önümüzdeki 3-5 yıllık dönem için hazırlanmış savunulabilir ve tutarlı kayda değer büyüme öngören iş planınız ve onun savunulması olur. Sağlıklı bir ortaklık için geçmiş yıllara dönük finansal veriler şeffaf, tutarlı ve denetlenmiş olmalı, bilgi alışverişinde potansiyel ortağa her türlü bilgi detaylı şekilde izah edilmeli ve yönetim tek ses olarak temsil edilmelidir. Tüm bu süreç danışmanlar, mali kurumlar ve hukuk servisindeki avukatların desteğiyle birlikte 6-12 aylık süreçte sonuçlanabilir. 

Özel sermaye şirketleri (PE) ortak oldukları şirketlere yeni bir vizyon getirir, bu vizyonun bir parçası olan kurumsal yönetim ve raporlama sistemi, genel ekonomiye de katkı sağlar. Bu katkı, sermaye piyasalarının gelişmesi ve kurumsal şirketlerin çoğalması şeklinde karşımıza çıkar. 

Yönetimin Rotası

• Olumlu: 

Her koşulda hayata ve ekosisteme olumlu bakalım. 

• Basit: 

Yapacağımız işleri mümkün olduğu kadar basit ve pratik yapma yoluna gidelim, Apple modellerinde olduğu gibi. 

• Yenilik:

Yaptığımız işte, ister ürün ister hizmet olsun farklı ve yeni bir şeyler yapalım. 

• Aktif: 

Sürekli çevremizi izleyelim ve hareketli olalım.

fatih anil 61a