Sektörel Bilgilendirme!

Türkiye Alüminyum sektörünün kıymetli temsilcileri; Ülkemizde ve dünyamızda, hepimizin bildiği gibi ilginç, tanımlanamayan bir ekonomik süreç yaşanıyor. Bu süreçte yaşanan olumsuzluklar, diğer sektörlerde olduğu gibi ülkemiz Alüminyum sektöründe de fazlasıyla hissedilerek yaşanmakta.

Bu sektörün çatı kuruluşu GALSİAD olarak bu dönemde elimizden geldiğince sektörün değerli firmalarına yardımcı olmak ve destek vermek en önemli vazifemizdir; bunun sonuna kadar bilincindeyiz. Bu nedenle geçtiğimiz günlerde bir sosyal medya kanalı ile açıklama yaptık. Sektörümüze katkı veren dergimizden de bunu tekrarlamak istedim.

Kıymetli sektör paydaşları; bu sektörün küçük veya büyük herhangi bir firmasının ekonomik problem yaşaması diğer hiçbir firmaya pozitif katkı sağlamaz. Bu şekilde düşünen kişi ve kurumlar asla bu süreçten kârlı çıkamaz. Çıkmamaları da gerekir. Bir meslektaşımızın zor duruma düşmesi veya üretmemesi, bir diğerinin daha çok üretmesi veya daha çok kazanması anlamına asla gelmez. Bu “olumsuzluktan beslenmek” olur ki bunu da bu sektörde hiç kimseye yakıştıramam! Hiç kimse şahsıma böyle bir söylemde (dedikoduda) bulunamaz, asla kabul etmem, en üst perdeden gereken cevabı veririm. Her meslektaşım zor durumda olan diğeri için arayarak çare ve yardım isteyebilir, konuşabilir ama olumsuz asla! Buradan isimlerini vermeyeceğim ancak; geçmişte sıkıntıya düşen bir firmamıza borcuna karşılık fason mal yaptırarak yardımcı olan, onu ayakta tutmaya çalışan bir kuruluşumuz, bugün sadece finans baronlarının tekerleğine çomak sokmak amaçlı bir aksiyon almıştır. Şimdi bir takım çığırtkan kan emici ağızlar bu firma için sağda solda ileri geri, kendi karakterlerinin gerektirdiği gibi konuşuyorlar; duyuyorum. Bu sektör bu değil değerli arkadaşlar. Biz zor günlerde birbirimize destek olacak isek doğru yaparız; “düşene bir de biz vuralım” asla kabul edilemez.

Süreç, aslında hepimizin önemli dersler çıkaracağı bir gelişme. Bizim iyi günümüzde kapımızdan eksik olmayan finans kuruluşları şimdi bizi yolda bıraktı. Evet, tam da bu senaryo… Yatırım için kasayı açan finansçılar bu yatırmaların çalışması için gereken finansın lazım olduğu dönemde kapıları kapattı. Bu asla gözden kaçırılmayacak bir davranış. Şimdi bunlara aldığı aksiyonlar ile haddini bildiren; sektörü, şahısları, firmaları karşısına almayan bu şirketlerimize bizim tam destek olma zamanımız. O halde bu finans kurumları şunu net anlayacak; kötü zamanda, zor anda bir firmayı terk edersek bunun zararını yine biz görürüz.

İki konu çok nettir; Dış finans ve borç ile yapılan yeni veya ilave yatırımlar, bundan kaynaklı işletme zorlukları… Üretim yeri, makine ekipman, istihdam, sermaye, pazar, maliyet analizleri tam olarak yapılmadan yatırım asla yapılmaz. Bir kısım firmalarımız maalesef pandemi sonrası açılan pazarın etkisi ile “zaman bu zamandır, bu böyle sürer” deyip yatırıma girdiler. Oysa hammadde satıcıları bunu fiyatlarda yapılan regülasyonlar ile kârlılığa çevirirken, sonrasında sanayici daha çok üreterek kazanmaya yöneldi. Neden? Çünkü ülkemizde Alüminyum sektörü, özellikle ekstrüzyon sektörü, temelde daha kârlı daha inovatif ürün üretmek yerine, hep birim zamanda daha fazla üretmek ile kazanç yükseltmeye çalıştı. İşte bu yüzden tek yol gördükleri kapasite artışları onları zor duruma soktu. Şimdilerde bu durum finans ile de birleşince hepten içinden çıkılmaz hâl aldı.

Kıymetli sektör temsilcileri; kimseye fayda getirmeyecek bu olumsuz süreç emin olun hiç bir problemi olmayan kuruluşlarımıza bile olumsuz yansımaktadır. Neticede aynı nace kodu ile ilişkili olan firmalar ve iş kolları, finans camiasında yapılan analizlerde riskli iş kolları olarak değerlendirilmektedir.

Birlikteliğimizin önemli kuruluşu olan GALSİAD bu süreçte tüm düzeylerde elinden gelen çabayı göstermekte, süreci anlatmakta, bu kapsamda randevular oluşturmaktadır. Sizlerin de gördüğü gibi zor günlerde kimse sektörün yanında değil ve onun için bir yol haritası önermiyor. Biz yine hep gündeme getirdiğimiz gibi bu sektörün en iyi temsil edileceği Türkiye Alüminyum Federasyonu’nun önemini hatırlatmak istiyoruz. Bizim neden bu zamanlarda kendi finans birliğimiz olmasın? Neden sanayicimize finansa ulaşmak için kolaylık sağlamayalım? Neden devletimiz ile daha güçlü temsil kabiliyeti şeklinde masaya oturmayalım? Bu sektör bunu hak etmiyor mu? Hak ediyor…

Hepinize saygılar sunuyorum.

makale cka94