youtube aluart winart

Sehitlerimiz

EDİTORYAL

Kemal Bey resim 2021

SEKTÖRÜN SESİ 20 YAȘINDA!

Hatırlarsınız; geçtiğimiz yıl Win&ARTProje Dergimizin 100. sayıya ulaștığını sizlerle paylașmıștık. “Onlarca Ülke, Yüzlerce Fuar, Binlerce Dergi” sloganımızla bugün hem ALU&Art Dergimizin 100. Sayısı’nı hem Mimart Yayıncılık ve Organizasyon olarak 20. Yıl’ımızı kutlamanın gururunu yașıyoruz. Bu gururumuzu sizinle paylașmaktan mutluluk duyuyoruz.

Bu yazımda size biraz kendimizden bahsetmek istiyorum…

Mimart Yayıncılık ve Organizasyon olarak 2006 yılında, PVC ve alüminyum sektörünün kapı, pencere, cam, makine ve aksesuar ürün gruplarına yönelik hazırladığımız Win&ArtProje Dergimiz ile yayın hayatımıza bașladık. Daha sonra alüminyum sektörümüzden gelen yoğun talepler doğrultusunda, kısa süre sonra ALU&Art Dergimizi de yayın hayatına kazandırdık.

O günden bugüne; yurt içi ve yurt dıșında her fuarda, her etkinlikte, her toplantıda yer alıp sizleri geniș kitlelere ulaștırmaya devam ettik. Yıl içerisinde yurtiçi ve yurtdıșında 150’ye yakın etkinlikte yer alarak 40’a yakın ülkede sizlerin sesi olduk. Ayrıca sektörümüzün gelișimi açısından büyük önem tașıyan fuarlarda tek Türk medya partnerliği ile aktif rol oynadık.

2008 yılında, dergilerimizin yurt içi sayılarına ek olarak; yurt dıșı fuarlarına özel hazırladığımız sayılarımızı yayınlamaya bașladık.

2011 yılında ise sizlerin desteği ile Tüyap Avrasya Kapı, Pencere, Cam, Alüminyum Fuarı bașta olmak üzere Almanya Fensterbau Frontale, Alüminyum ve Glasstec Fuarları Özel Sayılarımızı yayınladık.

2012 yılında sektörümüzde bir ilki gerçekleștirerek Fuar Fotoğraf Albüm çalıșmamızı bașlattık. Bu çalıșmamızla fuarlarda yer alan katılımcı ve ziyaretçi firmalarımızın fotoğraflarına yer vererek anılarını kalıcı hale getirdik.

Bugün, sizlerin desteği sayesinde tüm dergilerimiz kesintisiz șekilde yayın hayatına devam etmektedir.

Fuar organizatörü firmalarımızdan gelen talepler sonrasında; İran, Nijerya, Sırbistan, Irak, Cezayir bașta olmak üzere; birçok ülkede fuar organizasyonları gerçekleștirdik.

Almanya, İran, Gürcistan, Irak ve Nijerya’da bulunan temsilciliklerimizle uluslararası alandaki gücümüzü daha da güçlendirdik.

Sizleri en iyi șekilde temsil etmek için sektörümüzün gelișimine katkı sağlayan GALSİAD, OKSİAD, PÜKAB, PÜKAD, TALSAD, TBÜD, derneklerimizin basın danıșmanlığını üstleniyoruz. Ayrıca İTO, İSO, TİM, TMB, İDDMİB, İKMİB, ÇCSİB, MÜSİAD, SAHA İSTANBUL gibi önemli kurulușlarda da yer alıyoruz.

Diğer yandan; 30’a yakın yayıncıyı ve 70’e yakın sektör dergisini bünyesinde barındıran 26 yıllık bir dernek olan Sektörel Yayıncılar Derneği SEYAD’ın Yönetim Kurulu Bașkanlığı görevini yürütüyorum. Elbette ki sizlerle birlikte ve 20 yılın tecrübesiyle…

Bu sadece bir yayın yolculuğu değil…

Bu, birlikte yazdığımız güçlü bir bașarı hikâyesi.

Bu gurur hepimizin.

İyi ki varsınız…

imza

Teknoloji Transferi Nasıl Yapılır?

“Teknolojiye öncülük edebilmek için bilgiyi özümsemiş olmak gereklidir.”

Son yıllarda en çok konuşulan ve tartışılan konulardan birisi de teknoloji transferi. Teknoloji transferi; bilginin, tecrübenin, altyapının, birlikte çalışmanın, üretimin, iş yapma yönteminin öğrenilmesi ve içselleştirilmesidir. Teknik olarak, ülkenin elde ettiği kazanımlarla teknoloji geliştirecek seviyeye gelmesidir. Özellikle ekonomik kriz zamanlarında bu konu çok daha fazla gündeme gelmekte, güçlü ekonomik yapıya sahip olabilmek için çözümün yüksek teknoloji geliştirmek olduğu yönündeki görüşler ön plana çıkmaktadır. Yüksek teknoloji geliştirmek için ise ilk olarak teknoloji transferi gündeme gelmektedir.

Teknoloji transferi her ne kadar kolay gibi görünse de, hem eğitim hem de iş dünyasında köklü değişiklikleri ve yatırımları zorunlu kılmaktadır. Teknoloji transferi uzun soluklu, yoğun emek ve yüksek paralar harcanan, sabır gerektiren bir süreçtir. Hedefe ulaşmak için yıllarca mücadele etmek, gerekli hazırlıkları yapmak, yılmadan çalışmak, sabırlı olmak gerekir.

Örnek vermek gerekirse; bir ürünün yerlileştirilmesine genellikle ilk olarak ürünün ülke içinde üretilmesiyle başlanır. Gerekli altyapı kurulup çalışmalar gerçekleştirilir ve zaman içerisinde ürün yeterince tanınır ve öğrenilir. Ürüne ait süreçler daha iyi anlaşılmaya başlanır. Ürünü tam anlamıyla anlamadan ve öğrenmeden, fonksiyonlarını test etmeden ürün üzerinde iyileştirme yapılamaz; yeni ürün tasarlama ve üretme fikirlerinin de ortaya çıkması çok zor olur. Yeterli olgunlaşmadan sonra kavramlar daha iyi anlaşılır. Bu çalışmalar gerçekten çok zaman alır fakat olgunluk seviyesi yakalandığında işler kolaylaşır.

Çalışanlar, kendiliğinden ürün üzerinde konuşmaya ve tartışmaya başlar. Sonrasında yavaş yavaş ürün özelinde gördükleri eksikliklere yönelik önerilerde bulunurlar. Buna bağlı olarak daha iyi bir tasarıma giden yolda özgün çözümler üretmeye ve geliştirmeye başlarlar. Ekibe cesaret gelir. Yaşayarak, gözlemleyerek öğrendikleri için ürün ortaya çıkarma veya tasarlama anlamında uzmanlaşırlar. Yavaş yavaş bu doğrultuda çalışılarak kendi özgün tasarımlarını ortaya çıkarırlar. Tasarım üzerinde detaylı çalışarak da tasarımı olgunlaştırırlar. Bundan sonra tasarımı yapılan ürünün üretimine doğru yol alınır.

Üretim de başlı başına bilgi, tecrübe ve teknoloji kullanımı gerektirmektedir. Bu doğrultuda uzun yıllar çalışmak, eğitimler almak, deneyim kazanmak gerekir. Kaliteli ve rekabetçi üretim yapabilmek için ciddi bir altyapı ve deneyim kazanmış personele ihtiyaç duyulmaktadır. Ülkenin eğitim altyapısının da bu çalışmaları desteklemesi çok kritik öneme sahiptir. Mutlaka ve mutlaka kabiliyetli, nitelikli, eğitimli personellerin her kademede özenle yetiştirilmesi gereklidir. Teknoloji transferlerinde temel hususlardan birincisi, ülkenin temel bilimlere önem vermesidir.

Okullarda detaylı olarak temel bilimler mutlaka öğretilmeli, “Ne, neden, niçin oluyor” sorularına cevaplar verilmelidir. Merak uyandıracak çalışmalar yaptırılmalıdır. Temel bilimlerdeki yetkinlik, teknolojinin kolay anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. Sadece uygulayıcı olmak, gelecek için tehlikelidir. Bilginin detayına vâkıf olarak uygulanan teknolojiyi anlamak, bir sonraki aşamayı görmek için gereklidir. Ancak detaylara vâkıf olunursa bu doğrultuda ileri çalışmalar yapmak mümkün olabilir.

Bilgiyi Özümsemek

Teknolojiye öncülük edebilmek için bilgiyi özümsemiş olmak gereklidir. Özellikle eğitim sisteminde uygulamalara önem vererek temel bilimlerin detaylarının ve kavramlarının öğrencinin zihnine sağlam yerleşmesi sağlanmalıdır. Bu yaklaşım eğitim sisteminde uygulanırsa, önümüzdeki yıllarda güzel neticeleri alınacaktır.

Temel bilimleri sevdirmek ve detaya inebilmek için yarışmalar düzenlenmeli, dergiler çıkartılmalı ve televizyon veya internet yayınları sistematik olarak yapılmalıdır. Bütün bu gayretler zaman içinde teknolojiyi anlamayı kolaylaştıracak ve teknoloji gelişimi hız kazanacaktır. Bu doğrultuda mutlaka adımlar atılmalı ve çalışmalar yapılmalıdır. Bilgisiz gelişim olmaz. Detaylara vakıf olmak, konuyu en ince ayrıntısına kadar bilmek, büyük gelişimlerin olmazsa olmazlarıdır.

Bilim Neredeyse Onu Almak Gerekir

Teknoloji transferinde ikinci önemli husus, iş birlikleri ve ortak projelerdir. Bu yolla hızlı mesafe alınır, öğrenme hızlanır. Klasik usta-çırak ilişkisi buna en güzel örnektir. Bir konuyu bilenden öğrenmek, öğrenme ve iş yapma hızımızı artırır ve kafamıza takılan sorulara daha hızlı cevap bulmamıza imkân sağlar. Bu iş birlikleri her seviyede, hem yurt içi hem de yurt dışı olabilir. Bilim nerdeyse onu almak gerekir. Ortaöğretimden başlayıp yükseköğretimin her alanında iş birlikleri yapılabilir, ortak eğitimler ve değişim programları uygulanabilir. Bunun yanında araştırma ve geliştirme anlamında da ortak projeler yürütülebilir. Bu yolla bilgiye kısa sürede ulaşmak ve yaşayarak öğrenmek mümkündür.

makale fo a99 1

Firmalar açısından ise; ülkemiz firmalarının alanında güçlü firmalar ile ortak projeler yapmaları ve güçlü ortaklıklar kurması, teknolojik gelişime hız verecektir. Ayrıca konusunda uzman kişiler mutlaka bulunmalı, onlardan yararlanılmalıdır. En azından emekli olanlardan yararlanılması bile büyük faydalar sağlayacaktır. Bu şekilde çok uzun yollar, tecrübelerden yararlanılarak daha kısa sürede alınabilir. Hem finans maliyeti azaltılır hem de bilgi ve tecrübe paylaşımı artar. Böylece teknoloji transferi hız kazanır. Ulaşılacak hedeflere daha hızlı erişmek mümkündür. Doğrudan konuya dahil olunduğundan iş verimi artar, çok kısa sürede neticeye ulaşılır. Diğer şekilde konuya vâkıf olmak ve o konuda mesafe almak çok uzun zaman alır.

Ülkemizdeki birçok gelişme bu yolla olmuş, güçlü ortaklıklar kurulmuş, yüzyıllık firmaların kültürleri kavranmış ve iş yapış şeklinde önemli kazanımlar sağlanmıştır. Doğal olarak bu iş birlikleri sonunda hem bilgi hem iş kültürü hem de tecrübe kazanımları elde edilmiştir/edilmektedir. Her iki taraf da bu ortaklıktan kazanmaktadır. Teknoloji transferinin başarılı bir şekilde ve hedeflenen zamanda yapılabilmesi için teknoloji transferi yapılacak taraf ile uyum yakalanması ve iletişimin üst seviyede olması gerekir.

Çalışmalar öncesi ilgili yetkinlikleri bünyesinde barındıran taraf ile ortak çalışmalar yürütülmesi, çalışanların ilgili alanda çalışmaların nasıl yürütüldüğünü yetkinlik sahibi paydaşın bünyesinde deneyimlemesi çok fayda sağlayacaktır. Teknolojiyi transfer edecek taraf, hem teknolojiyi hem de bu teknolojinin sürdürülebilir olması için gerekli olan kültürü de benimsemelidir.

Teknoloji transferinin önemli boyutlarından biri de fikri ve sınai mülkiyet haklarının transferidir. Teknoloji transferi sürecinde patentli teknolojilerin kullanım haklarına yönelik detaylı çalışmalar yapılması ve transfer edilen teknolojinin kullanımına yönelik engelleyici düzenlemelerin oluşmamasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu konuda gerekli tüm eğitimler alınmalı, farkındalık oluşturulmalıdır. Süreç içindeki risklerin belirlenmesi ve risklerin yönetimi için stratejilerin geliştirilmesi de teknoloji transferinin başarılı olmasına yönelik en önemli adımlardan birisidir.

Teknoloji transferinin ardından ilgili teknolojinin yaygınlaştırılması için eğitimlerin düzenlenmesi ve ilgili alanda farkındalığın artırılması önemlidir. Belirlenecek alanlarda yenilik yapılabilmesi için üniversite-sanayi iş birliğinden yararlanılmalıdır. Ayrıca girişimcilerin ve araştırmacıların teknoloji transferi ihtiyacı duyulan alanlara yönlendirilmesi, ülkede açık olduğu tespit edilen alanlarda diğer paydaşların da çalışmalar yürütmesi açısından önemlidir.

Teknoloji kazanımı ve ihtiyaç duyulan teknoloji alanlarına yönelik planlama yapılabilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde teknoloji yol haritası çalışmalarında bu alanlara yer verilmesi, planlamalarda ihtiyaç duyulan alanlara göre birbirini bütünleyen çalışmalar kurgulanması ve destek mekanizmalarında bu alanlara öncelik verilmesi gerekmektedir.

Gerçekleştirilen teknoloji transferi faaliyetleri ardından ülkede farkındalık artırıcı faaliyetler düzenleyerek tekrarlı yatırımların önüne geçilebilir; yapılan çalışmalara olan talep artırılarak katma değer artışı ve yatırım geri dönüşü gibi konularda avantajlar sağlanabilir.

Sonuç olarak; teknolojinin kazanımları çok kıymetli olup, bu kazanımlar ülkemizin geleceğine yön verecek ve yaşam standardımıza doğrudan etki edecektir. Bu yüzden teknolojik yetkinlik ve üstünlüğü kazanmak için var gücümüzle çalışmalıyız. 

Kaynak: haber.aero