Sehitlerimiz

EDİTORYAL

Kemal Bey resim 2021

 Aydınlık Günlere Doğru İlerliyoruz

2020’yi uğurladığımız, 2021’e “merhaba” dediğimiz dönemi işlediğimiz yeni sayımızda, yine pandemi gündemi etrafında şekillendirdiğimiz haberlerimizle karşınızdayız. Yılın son ayında pandemi etkilerini en aza indirecek önlemleri hayata geçirerek, asla üretimden taviz vermeyen bir yaklaşımla yüzümüzü gelecek güzel günlere dönüyoruz. Karamsarlığa kapılmayıp, cebimizde biriktirdiğimiz umutları toprağa ekerek yeni gelen yılı karşılıyoruz.

ALU&Art Dergisi olarak yeni sayımızda, firmalarımızın pandemi döneminde yaşadıkları zorlukları, bunların aşılması noktasında sergiledikleri üstün performansı, pandemiye rağmen elde ettikleri başarıları onların gözünden sizlerle paylaştık. Bu dönemde firma ziyaretlerimizi biraz azaltsak da teknolojinin gücünden faydalanarak iletişimimizi, dijital ortamda kesintisiz sürdürmeyi başardık.

Yeni sayımızda, geride bırakmaya hazırlandığımız yılın bilançosunu, firmalarımızın yanı sıra sektörümüzün öncü kuruluşlarının sesinden sizlerle paylaştık. Türkiye’nin 2020’de rekor kıran ihracat faaliyetlerini, en çok ihracat yapan sektörlerin üstün başarılarını, farklı sektörlerin 2020’de sergiledikleri performansları sayfalarımıza yansıttık. Aynı bakış açısıyla 2021 beklentileri ve hedefleri konusunda, sektörümüzün öncü kuruluşlarının öngörülerini sizlerle paylaştık. TÜBİTAK MAM’ın alüminyum sektöründe çığır açan iki projesini tüm boyutlarıyla ele aldık.

Mimart Yayıncılık ve Organizasyon olarak aralıksız olarak sizlerle buluşturduğumuz Win&ArtProje / ALU&Art Dergilerimizin bu sene 15’inci yılını kutluyoruz. Bu vesile ile yeni sayımızda yayımcılık hayatımızda yereldeki gücümüzü globale taşıyan ilklerimize, sektörel yayımcılığa kazandırdıklarımıza projeksiyon tuttuk. Aynı zamanda 11’inci yılını kutlayan Almanya Temsilciliğimizin global yolculuğumuza sağladığı katkıları da sizlerle paylaştık. 15 yıllık yolculuğumuzda yurt içinde ve yurt dışında çok önemli kilometre taşlarından geçen bir firma olarak; yayımcılık hayatımızı Almanya, İran, Gürcistan, Irak, Nijerya’da yer alan temsilciliklerimizle dünyada da soluksuz sürdürmeye devam edeceğiz.

Pandeminin yarattığı zorlukların aşılması noktasında soluksuz sürdürdüğümüz mücadelenin 2021 yılı için güçlü bir temel vazifesi göreceğine inanıyoruz. Bu beklentimizin sinyallerini, firmalarımız ve sektör temsilcilerimizin öngörüleri ve gelecek hedeflerinde de almaya başladık. Bu kapsamda, 2021’in ülkemiz için hayırlara vesile olmasını, aydınlık günleri getirmesini temenni ediyoruz.

Sağlık, mutluluk, huzur ve başarılarla dolu bir yıl dileriz.

imza


E - DERGİLER

alu67kpk           

 

ersas logo“Milleti Adına Yaşamayan, Üretmeyen Bir Hiçtir”

Ersaş Alüminyum Murahhas Yöneticisi Esat ERDURAK; “Yüz dönüm arazi üzerine kuracağımız Ar-Ge fabrikamızda Türk Malı patentli, Ersaş Alüminyum imzalı PAL Sistem Serileri üreterek dünyaya satacağız.”

 

 

 

 

 

 

ersas 61a

Türk  Malı  patentli  Ersaş Sistem  Serileriniz hakkında neler söylemek istersiniz? ‘Patent’ konusuna biraz değinir misiniz?

Alüminyum  üreticisi  bütün   meslektaşlarımız yurt   dışına Almanya başta  olmak  üzere  sistem  parası ödemekteler. Katılmış olduğum seminer ve sempozyumlarda dile getirmeye çalıştığım bir konudur ‘patent’. Meslektaşlarımıza ve verdiğim sempozyumlarda öğrencilere dile getiriyorum; biz yurt dışı markalarından daha geri değiliz. Nasıl oluyor da ülkemizde hizmet veren yabancı markalara sistem parası öderiz. Bizim meslektaşlar bir  tek  alüminyum  üretmeyi  biliyor,  sistem geliştirmeyi, üretmeyi  bilmiyor.  Yani  dizayn  işinden,  kapı pencere yapımından bilgisi yok.

“Dünyada artık eski zihniyet kalmadı. Ürün üzerinde “Türk Malı” yazınca kıymetli. Tarafsız üniversitelerden ürünlerimize patent alalım. Niye yurt dışından patent alıyor, bir dünya sistem parası ödüyoruz?”

Biz  Ersaş markası olarak 4 sene  evvel  sistemlerimizi ürettik,  uluslararası patentlerimizi aldık. Her zaman söylerim; “İddia ispat ister. Boş konuşmak yel değirmenlerine savaş açmaktır.”  Biz de bu belgelerimizi alarak sistemlerimizi  patentledik. Buna rağmen  sistemlerimizi taklit etmeye çalışan meslektaşlarımız var. Bu sebep ile  bizim   sistemlerimizi taklit eden bazı firmalar ile mahkemeliğiz. Bizim dünya çapında patentlediğimiz  ürünlerimiz var. Cam çıtasını 45 derece  keserek üretmekteyiz. Bütün  sistemlerimiz de kendimize özel  sistem. Hiç anonim bir sistemi-

miz  söz  konusu  değil. Yurt dışında bir markaya giderek cam çıtalarını 90 derece değil  45  derece keserek üretim gerçekleştirmelerini istedik.  Alüminyum plastik gibi  esnemediği için 45 derece yapılamaz dendi.  Yapılamaz denen ürünü biz Ersaş  olarak 3 senedir uluslararası patentli olarak 45 derece olarak üretmekteyiz. Kolaya kaçan firmalar yapılamaz diyerek işin içinden çıkıyorlar. Neredeyse her toplantıda, her katılım sağladığımız fuar organizasyonlarında ve verdiğimiz röportajlarda bütün meslektaşlarımıza seslenerek dile getirdim; “Yapılamaz denen ürünü Ersaş olarak biz yapmışız, sistemimizi geliştirmişiz. Dışardan sistem getirmeyelim, patent ücreti falan istemiyorum. Gelin bu sistemi büyük çaplı sizler üretin, birlik olalım biz yurt dışı pazarına satış yapalım. Yokkkk, kimse yanaşmadı. Ürünlerimizi taklit etmeyi uygun gördüler. Bu sebep ile de hala mahkemeliğiz. Bakalım sonuçlarını göreceğiz.”

Avrupa Birliği Uyum yasalarında imzaladığımız bir kanun söz konusu: Avrupa’nın herhangi bir yerinde bir basılı mecrada benzer ürün tanıtımı çıkmış ise karşı taraf da bunu mahkemeye delil olarak getirirse çekişmeli olduğumuz firmanın patenti Türkiye’de düşürülür.

“Kimse yok ise, biz varız diyorsunuz.” Bu özlü sözle ne ifade etmek istiyorsunuz?

Biz Ersaş olarak kendi sistemlerimizi kendimiz üretiyoruz. Bütün sistemlerimiz, ürün gruplarımız kendi Ar-Ge çalışmalarımız sonucu ürettiğimiz ürünler. Pascal serimiz ile geldiğimiz nokta, dünyada ses getirdi. Biliyorsunuz 14’üncü fuar organizasyonumuzu tamamladık bu sistem serilerimiz ile. Tek başımıza tabi ki yorucu bir mücadele veriyoruz. Türkiye’deki bayi sayımız 150. Bayilik usulü ile çalışıyoruz. Yurt dışında ise 15’e yakın bayimiz var. Ülke olarak; Orta Asya, Türkmenistan, Azerbaycan, İran olarak sayabiliriz. Dolayısı ile “kimse yok ise, biz varız diyoruz” ve bu gaye ile üretimlerimize devam ediyor, ülke kalkınmasına katkı sunuyoruz. Ve dolu dolu; “Söz Konusu Vatansa, Gerisi Teferruat” diyoruz.

Ar-Ge fabrikası diye adlandırdığınız Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yeni yerinizden ve yeni sistem seriniz ‘PAL Sistem’den bahseder misiniz?

Çorlu 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde 100 dönümlük bir yer aldık. Yeni yerimizi Ar-Ge fabrikamız diye adlandırıyoruz. 15 dönümlük bir alanını kapattık. İleriki günlerde kapalı alanı 80 dönüme çıkaracağız. 15 dönümlük alanı birkaç ay içerisinde faaliyete geçireceğiz. Kocaman bir Ar-Ge fabrikası yapacağız bu alanı. Burada en yeni Ersaş Sistem Serilerini üreteceğiz. Yeni sistemimizden söz edecek ve özetleyecek olursak; “Ersaş PAL Sistem Serisi. İçi plastik, üstü alüminyum.” Daha önce yaptıklarımızdan cesaret alarak iddia ediyorum ki; bu PAL Sistem dünya çapında bir ürün olacak. Yine iddia ediyorum, 2018 Almanya Fuarı’nda en az 2 ve ya 3 alman şirketine telif hakkı vereceğiz. Zaten Pascal Sistem Serimizi dünyanın her bölgesine verdik. Tekrar PAL Sisteme dönecek olursak; yine iddia ediyoruz ki, bu sistem bütün dünyada pencere anlayışını değiştirecek. PAL Sistem serilerimizin ilk üretimlerine derhal başlayacağız. Bu arada sistemlerin üretimini yapan makineleri de kendimiz yapıyoruz bunu da özellikle vurgulamak isteriz. PAL Sistemin profil üretimini bizzat yaparak, yurt içinden önce bütün dünyaya satışını gerçekleştireceğiz.  İfade etmeliyim ki; bu benim 45 yıllık sektördeki çalışmalarımın en büyük hedefi. “Bütün dünyaya; ‘pencere ya plastik olur, ya alüminyum olur değil. Hayır, ikisinden de olur’” misyonunu yerleştirmek istiyoruz. Sisteminize neden PAL Sistem adını verdiniz diye sorarsanız; P-plastik+AL-alüminyum=PAL  olarak ortaya çıktı. Bu ürünümüzün de patentini aldık. Artık Ersaş markası altında üretime geçilecek. İlk ürün grubumuzu İntermob Fuarı’nda dikkatlere sunacağız.

Biz PAL Sistem Serilerimiz ile yurt dışına marka satacağız. Türk Malı patentli Ersaş PAL Sistem Seriterini Almanya başta olmak üzere tüm dünyada göreceksiniz.

Röportajımız esnasında ‘ekonomiye’ atıfta bulundunuz. Sizce ekonomi nedir? Ekonomistlerin ve kitapların yazdığı gibi midir ekonominin açılımı?

Güzel bir anı ile ekonomiyi değerlendirelim o halde. Geçmiş yıllarda Pamukkale Üniversitesi’nin inşaatını gerçekleştiriyoruz. Okulun o dönem ki ekonomi profesörü inşaatı ziyarete geldi, muhabbet etme fırsatı yakaladık. Sohbetimiz ekonomi üzerine gelişince bende hocamıza ‘ekonominin ne demek olduğunu sordum’. Ekonomi bütün kitaplarda ‘kıt kaynaklarla sınırsız imkânları karşılama metodu’ olarak yazmaktadır. Ben bunu çok düşündüm ve oldukça tehlikeli bir açıklama olduğu kanısına vardım. Düşünün bunu üniversitede okuyan genç bir öğrenciye söylüyorsunuz.  ‘Sınırsız imkânları karşılamak’ deyince büyük bir tehlike söz konusu. Bunun direkt açıklaması yoktan var etmeye, yaratmaya girer. Kıt kaynaklarla birçok imkânları karşılayacağım deseniz de ekonominin  gerçek  açıklaması bu  olamaz.  Ekonomi aslında ‘doğayı insana yararlama’ düzenidir. Ekonomi profesörüne  önündeki  bilgisayarı  göstererek; “Hocam kaç kilogram bu bilgisayar?’ diye sordum.  Normalde plastik fakat yakışıklı olsun diye silisyum diyorlar. Entegre dediğimiz ulaşılmaz parçalar kum. 4 kilo plastik= 2 TL. Yani düşünürseniz uzaydan  gelmiş  bir şey değil, petrol atığından  elde  edilmiş bir ürün. Bu sisteme ‘bilgisayar’ dediğiniz andan itibaren 2.000

TL.  İşte ekonomi  bu. Bu doğada petrol olarak duruyordu, insanoğlu bunu çıkardı bilgiyi sayar bir alet olarak kullanıma sundu. Böylelikle ekonomi yaptı, değer kattı. İşte ekonomi bu.

Hızır lazım olduğunda hazır demektir. Herkesin Hızır'ı kendisidir. Ben ürünümü Almanya'da tanıtma planı yaparken Allah sizi belki de bana Hızır olarak gönderdi. Dergilerinizde röportajımızla yeni sistem serimiz PAL'i tanıtarak ilke imzamızı' atacağız. Dolayısı ile Hızır'ı köşeyi dönmeden yakalamak lazım.

ersas 61b

‘Alüminyum  Türkiye’de  çıkmıyor’  diyorlar.  Sizce  de böyle mi, konu hakkında neler söylemek istersiniz?

Yeryüzü kabuğunun 8’de 1’i alüminyum. Türkiye’de alüminyum çıkmıyor diye kandırıyorlar. Toroslar kapatıldı. Hammadde artık bize dışarıdan geliyor. Oysaki Torosların tamamı alüminyum. Dünyanın en zengin yatakları Toroslarda. Alüminyumu cevher olarak lanse ediyorlar. Alüminyum madeni Türkiye’de yok diyorlar. Alüminyum cevher değildir. Alüminyum bildiğiniz topraktır. Bir tek elektrikle  ayrışır. Ondan nükleer santral kurdurmuyorlar. Bir tek elektrikle  ayrıştığı, ısıyla ayrışmadığı  için. Dolayısı ile Torosları alüminyum yok diye değil, elektrik yok diye kapattılar. Kimseyi kandırmasınlar.

En son ifade etmek istedikleriniz nelerdir?

Sektörde en ihtiyaçsız firmanın Ersaş olduğunu üstüne basa basa  söyleyebilirim. Bilançolarımıza  dayanarak söylüyorum bunu da. Alüminyuma ekonomi yaptık; pencere oldu, pencere de Ersaş oldu. Tüm bu gelişmeleri sektörle paylaşmamıza öncü olduğunuz için teşekkür ederiz.

If what Matters is the Motherland, The Rest is Ersaş System Series with Turkish Patents

Executive Director of Ersaş Aluminium Esat ERDURAK said: “At our Research and Development Factory which we will establish on a land of hundred decares, we will attract the attention of the whole World by producing PAL System Series with Turkish patents while bearing the signature of Ersaş Aluminium.”