cizgi buyuk banner

EDİTORYAL

kemalbeysmllPandemiden Çıkış İçin Zemin Oluşturduk

Pandemi döneminde faaliyetlerine ara vermek zorunda kalan işletmeler ve firmalarımız, normalleşme sürecinin kazanımlarıyla yeniden ticari hayatlarına devam etmeye başladı. Bu süreçte yıl sonu hedefleri ile gelecek beklentileri revize edildi. Sürecin en az hasarla atlatılması yönünde gerçekçi bir tutum sergilendi.

ALU&Art Dergisi olarak yeni sayımızda, firmalarımızın pandemi döneminde yaşadıkları zorlukları, bunların aşılması noktasında sergiledikleri üstün performansı, pandemiye rağmen elde ettikleri başarılarını onların gözünden sizlerle paylaştık. Normalleşme süreciyle yeniden firma ziyaretlerimizi gerçekleştirerek, sosyal mesafe kuralları çerçevesinde hasret giderdik.

Firmalarımızın röportajlarının yanı sıra sektörümüzün öncü kuruluşlarının değerlendirmelerini sayfalarımıza ekledik. Türkiye’de bilimin gelişimi yönünde öncü adımlar atan TÜBİTAK’ın çalışmalarını, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Malzeme Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Metin USTA röportajımızla sayfalarımıza taşıdık. Sektörümüzün öncü kuruluşlarından İDDMİB’in her sene geleneksel olarak düzenlediği İhracatın Metalik Yıldızları Ödülleri’nde üstün başarı gösteren firmalarımızın farklı kategorilerde aldıkları ödüllere, haberlerimizde yer verdik.

15 yıldır aralıksız olarak sizlerle buluşturduğumuz Win&ARTProje / ALU&Art Dergilerimizi hazırlarken bir yandan da yayıncılık ve reklamcılık alanlarındaki köklü tecrübesinden ilham alarak faaliyete geçirdiğimiz AKD Kurumsal Danışmanlık firmamızın yapılanma süreci içerisinde olduk. 15 yıldan bu yana şirket ve kurumların kurumsal iletişim çalışmaları çerçevesinde ihtiyaca yönelik çözümler üreten firmamız, bu yapılanma sürecinin ardından yepyeni bir yüze kavuştu. Kurumsal iletişimin tüm alanlarına dokunan AKD Kurumsal Danışmanlık olarak çözüm odaklı hizmetimizle şirket ve kurumlara markalaşma, kurumsal kimlik çalışmaları, sosyal medya yönetimi, Google SEO çalışmaları, dijital pazarlama, prodüksiyon, promosyon ve organizasyon gibi hizmetler sunarak iletişim dünyasının tüm dinamiklerini yeniden tanımlıyoruz.

Normalleşme süreciyle ekonomimizde üretim ve ihracat odaklı sevindirici gelişmeler içerisindeyiz. Yeni sayımızda yer alan haberlerimizde, bu gelişmeleri firmalarımızın sözcülüğünde sizlere aktarmaya çalıştık. Geleceğe dair umudumuzla, ülkemizin geleceği adına yaşanacak en güzel gelişmeleri sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

Sağlıklı ve umut dolu günler dileriz.

imza


E - DERGİLER

alu67kpk            

 

10 Yıkıcı Teknoloji

Fadıl SİVRİ’ye de bu soruyu sordum: “Büyük fotoğrafta yıkıcı teknolojileri nasıl tarif etmek gerekir?”  Bahçeşehir Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi & Pazarlama Yüksek Lisans Programları Koordinatörü Dr. Selçuk TUZCUOĞLU’nun bir makalesini tavsiye etti. Hemen açıp okudum.

 

“10 yıkıcı teknoloji”yi şöyle özetliyordu:

1- Yapay Zeka: Sorun çözme karar verme ve öğrenme gibi insansı davranışların algoritmalar yardımıyla bilgisayarlar tarafından da yapılabilir hale gelmesine yapay zeka adı veriliyor. Örneğin bilgisayarlar, hastalık semptomlarını doktorlardan daha başarılı şekilde değerlendirip teşhis koyuyor, mahkeme kararlarını avukatlardan daha detaylı analiz edip, savunma stratejileri geliştirebiliyor.

2- Blochain: Zincirleme bir modelle işleyen, izlenen ama müdahale edilemeyen bir teknoloji olan Blockchain, bir merkeze bağlı olmadan çalışabiliyor. Bitcoin gibi sanal para birimlerinin yaratılması ile gündeme gelen Blockchain; sigortacılıktan, taşımacılığa, bankacılıktan otomobil kiralamaya kadar güven prensibine dayanarak işleyen tüm sektörlerde radikal değişikliklere yol açması bekleniyor.

3- 3D Yazıcılar: “En fazla sektörü etkilemesi” beklenen alan... Alışılagelmiş üretim sektörünün tüm yapısını altüst edebilir, bir sektöre odaklanmış, sadece bir tür ürünün üretimini yapan fabrikaların ortadan kalkmasına sebep olabilir. Çünkü, dev 3D yazıcılarla donatılmış bir fabrikada bugün otomobil, yarın tekne, ertesi gün de mobilya üretebilirsiniz. Daha küçük ürünler ise fabrikalarda değil, evlerdeki daha küçük boyutlu 3D yazıcılarda üretileceği için zaten fabrikalara gerek kalmayacak.

4- Sesle Komut Verilen Akıllı Asistanlar (CHATBOT’LAR): Bütün büyük teknoloji şirketleri bu alanda kendi markalarını yarattıklarına göre Chatbot’lar geleceğin en parlak teknoloji alanı olabilir. Bu aletler hem bulut teknolojisi kullanarak bilgi veriyor, hem elektronik alışveriş imkanı sağlıyor, hem de kişisel asistan hizmeti veriyor. Akıllı evlerin ve ofislerin sesle yönetilmesine imkan sağlıyor.

5- Nesnelerin İnterneti ve Büyük Veri: Nesnelerin interneti (IoT) kavramı, çevremizdeki elektronik aletlerin internet üzerinden data alışverişinde bulunabilmesi için kullanılıyordu. Son zamanlarda bir de Internet of Everything (IoE) yani “Her şeyin interneti” kavramı ortaya çıktı. Artık makineler, insanlar ve nesneler her şey birbiri ile iletişim kurabiliyor. Evden otomobile, fabrikalardaki makinelerden, ev aletlerine bu kadar çok şey birbirine bağlanınca da ortaya çıkan veri miktarına Big Data (Büyük Veri) demekten başka bir çare kalmıyor. Bu da start-up’ların kurulmasına ve yeni iş alanlarının açılmasına neden oluyor.

6- Sanal ve Artırılmış Gerçeklik: İngilizce kısaltmaları AR ve VR olan bu teknoloji şu an itibari ile ağırlıklı olarak eğlence amaçlı kullanılıyor. Örneğin şimdiye kadar büyük ekranlarda izlediğiniz sinema, maç konser gibi etkinlikler çok daha canlı ve 3 boyutlu şekilde AR/VR ekranlarla izlenecek. Seyahat etmekten çekinen birçok kişi dünyanın dört bir köşesini AR/VR gözlüklerle deneyimleyecek.

7- Bulut Bilişim: Kişisel bilgisayarlarda tutulan bilgilerin, herkesin erişimine açık ortak platformlarda tutulması, birçok yazılımın bireysel olarak satın alınmasının önüne geçecek. Ya da her türlü bilginizi bulutta tuttuğunuz için dış bellek ünitelerine gerek kalmayacak.

8- Drone’ler: Henüz hava trafiğine nasıl entegre edileceği tam olarak tespit edilemediği için sadece deneme uçuşlarına izin verilen insansız hava taşıtı drone’lar, ürün sevkiyatından, insan taşımacılığına kadar bir çok alanda kullanılacağı için etkisi bir çok sektörde hissedilecek. Bu durumda da taksi şoförlerinden, kurye şirketlerine kadar birçok işletme için de yıkıcı etki yapmış olacak.

9- Ses ve Yüz Tanıma Teknolojileri: Bu teknoloji öncelikle güvenlik ihtiyacı sebebiyle ortaya çıkmıştı. Ama daha sonraki dönemde bilgisayar insan iletişimi ve pazarlama amaçlı olarak da kullanılmaya başladı.

10- Giyilebilir Cihazlar: Nano teknoloji ile üretilmiş çip ve bilgisayarların kolda veya vücutta taşınması ya da giysilere entegre edilmiş şekilde kullanılması “Wearable Tech” yani “Giyilebilir Teknoloji” olarak isimlendiriliyor. Özellikle sağlık alanında, vücut verilerinin çiplerle ölçülüp eş zamanlı olarak otoritelerle paylaşılması, halihazırda bu ölçümleri yapıp yorumlayan laboratuvarlara alternatif yaratacak.

İnsanlık çok farklı bir yerde!

Okuduğum bilimsel bir makalede insanın var oluşundan 1945 yılına kadar yapılanları x olarak kabul etmişti. 1945 – 2010 arasında yapılanları 9x, sonrasındaki her yılı da mevcudun iki katı olarak değerlendiriyordu. Bu yıkıcı teknolojiler geldikten sonra insanlığın nerelere gideceğini düşünemiyorum bile...